Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 sonuçtan 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
Like Tree1Likes

Konu: Mimar Sinan Su ve Hizmet

  1. #1
    Tarih öğrenmek farzdır... Kasirga Müderris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4,452
    Blog Entries
    4
    Rep Gücü
    32

    Mimar Sinan Su ve Hizmet

      

    İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'ı çağırır, der ki:

    "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?"

    Mimarbaşı der ki:

    "Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

    Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece'den başlayarak kıyılan dolaşır, Beşiktaş'a kadar istanbul'un kıyılarında, dereleri, akan sulan tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak İstanbul'a getirilebilir, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni'nin huzuruna çıkar. Sultan sorar:

    "Mimarbaşı, İstanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı:

    "Beli sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var."

    "Nedir o mimarbaşı?"

    "Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul'a su gelebilir."

    Kanuni'nin cevabı şu olur:

    "Mimarbaşı sen İstanbul'a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."

    Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki sulan Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul'a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar.

    O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar.

    Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki: "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır."

    Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin."

    Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan'ın evine özel olarak yol yapılır ve su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.

    Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye Camiini yaptıktan -sonra yaşlanır. Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüşlerdir. Kanuni vefat etmiştir, yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşına gelmiştir. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmıştır. Ve yeni bir nesil yetişmiştir.

    Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, "Buyurun" der.

    Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar. Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der.

    Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider.

    Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Sinan'a şöyle derler: "Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su almasın' diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış."

    "Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul'a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım."

    "O zaman şu müsaadenizi, fermam görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin."

    Sinan'ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."

    Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık tanınmasın."

    Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: "Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, Sinan'a verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır."

    Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil.
    Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın, özel bir mükafat verilsin diye değil.
    Ve Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara verdiği cevap enteresandır:

    "Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz."

    Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır.
    Dünyaya, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değillerdir. Şartlar değişir, bugün sırtımız çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. Ama yarın bir de bakarız ki, onların hepsi göçüp gitmiş, biz de dayanacak kimse bulamamışız.

    Derler ya:
    "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür." ,
    Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmalı, Allah'a güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de Allah rızası için yapmalıyız. İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor:

    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."

    // mollacami.com - net // ücharfbeşnokta //
    Konu Müderris tarafından (07-03-2012 Saat 16:09 ) değiştirilmiştir. Sebep: Daha iyi hizmet için
    aişegül bunu beğendi.

    İhmal ihanete eşittir...
    Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

  2. #2
    Aktif Üye Kasirga
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    4,792
    Rep Gücü
    26

    Ynt: HİZMET

    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."
    şu kelime her şeye yeter...
    çok güzel ve anlamlı bi paylaşım olmuş tşkkrlr...

  3. #3
    Tarih öğrenmek farzdır... Kasirga Müderris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4,452
    Blog Entries
    4
    Rep Gücü
    32

    Ynt: HİZMET

    Rica ederim kardeşim
    İbret alanlardan kılsın...

    İhmal ihanete eşittir...
    Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

  4. #4
    Üyemiz Okur
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    82
    Rep Gücü
    12

    Ynt: HİZMET

    Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor.
    Bu kelime nasıl bir cümle anlıyabiliyormuyuz ki

    Emeğine sağlık kardeşim.

    Kızlar erkeklerin peşinde, erkekler kızların peşinde, kimse bilmiyor ki Azrail a.s hepinizin peşinde...

  5. #5
    Aktif Üye Kasirga
    Üyelik Tarihi
    Dec 2008
    Mesajlar
    3,048
    Rep Gücü
    21

    Ynt: HİZMET

    Alıntı leyya Nickli Üyeden Alıntı
    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."
    şu kelime her şeye yeter...
    boşuna dememişler ölçün Allah Rızası olsun diye ,insanlar bu gün över yarın ne der bilinmez.. :-\ insan kadar nankör hiç bir varlık yok..teşeklr.

  6. #6
    Aktif Üye Poyraz
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    1,386
    Rep Gücü
    14

    Ynt: HİZMET

    Alıntı leyya Nickli Üyeden Alıntı
    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."
    şu kelime her şeye yeter...
    çok güzel ve anlamlı bi paylaşım olmuş tşkkrlr...

  7. #7
    Aktif Üye Firtina
    Üyelik Tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2,957
    Rep Gücü
    18

    Ynt: HİZMET

    [quote=Emeğine sağlık kardeşim.
    [/quote]

  8. #8
    Aktif Üye Aktif
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    272
    Rep Gücü
    13

    Ynt: HİZMET

    Alıntı leyya Nickli Üyeden Alıntı
    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."
    şu kelime her şeye yeter...
    çok güzel ve anlamlı bi paylaşım olmuş tşkkrlr...

  9. #9
    Aktif Üye Girişken
    Üyelik Tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    971
    Rep Gücü
    13

    Ynt: HİZMET

    Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın, özel bir mükafat verilsin diye degil,, " BİZ,,hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz." ELİNE SAGLIK KARDREŞİM

  10. #10
    Ihya Bağımlılık Yapar :) Firtina Suvari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    2,624
    Rep Gücü
    26

    Ynt: HİZMET

    teşekkürler
    ihya.com

  11. #11
    Caylak Okur
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    21
    Rep Gücü
    11

    Ynt: HİZMET

    muhteşem bir yazıydı... doğrusu hem hüzünlendim, hem büyük ibretler aldım. yüreğinize sağlık muhterem abim.

  12. #12
    Üyemiz Okur
    Üyelik Tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    59
    Rep Gücü
    12

    Ynt: HİZMET

    [size=10pt][font=Verdana][color=purple]
    Derler ya: "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür." Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmalı, Allah'a güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de Allah rızası için yapmalıyız. İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor:

    "Hey gidi dünya hey. İstanbul'u suya kavuşturan Sinan susuz evde vefat ediyor."
    Elinize sağlık çok manidar gerçekten..

  13. #13
    Aktif Üye Girişken
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    610
    Rep Gücü
    13

    Ynt: HİZMET

    emeğinize sağlık kardeşim...ibretlik bir yazı.Rahman razı olsun

  14. #14
    Tarih öğrenmek farzdır... Kasirga Müderris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4,452
    Blog Entries
    4
    Rep Gücü
    32

    Ynt: HİZMET

    Cümlemizden razı olsun arkadaşlar.
    İbret alanlardan oluruz inşaallah...

    İhmal ihanete eşittir...
    Tarih yazılırken okunmaz, yazıldıktan sonra okunur...

  15. #15
    Aktif Üye Firtina
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2,051
    Rep Gücü
    18

    Ynt: HİZMET

    Yine gariplik üzerime çöktügü anda iyi geldi....
    Allah razi olsun, ibretlik unutmayiz insaAllah.

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Mimar Koca Sinan 'ın Büyüklüğü
    Konuyu Açan: medineli46, Forum: Tarih.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 06-05-2009, 00:49
  2. Mimar Sinan'in Sifresi
    Konuyu Açan: ihvan, Forum: Tarih.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 12-11-2008, 16:15
  3. Bursa Tasavvuf Musikisi Sinan TOPÇU
    Konuyu Açan: Tasavvufi, Forum: İlahi videolari.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-11-2008, 15:52

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •