Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.
  1. #1
    Aktif Üye Firtina
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2,051
    Rep Gücü
    16

    Çelebi içinden bir dilek tut.

      
    KALPLER ANCAK ALLAH’I ANMAKLA HUZURA KAVUŞUR…
    “Tefekkür gibi bir ibadet yoktur”
    (Taberanî, Mu’cem, II, 158; Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya, II, 36)
    De ki: Kör ile gören eşit olur mu; / hiç düşünmez misiniz? / (En’am, 50)

    Tefekkür; muammaları çözmek; karanlıkları aydınlatmak… Tefekkür bir savaş; nesiller adına, millet adına ve medeniyet adına…
    Kutsala adanmış her tefekkür bir kutsal; kutsal dışı her düşünce piramitler boyu sfenksler arasında şuursuz debeleniş… Tefekkür entelektüel sancı, tefekkür sonsuz çile…
    Tefekküre ”düşünmek, zihin yormak, fikir üretmek” diyor lügatler çelebi!.. ”Derin derin düşünmek” diyelim biz; ve düşünelim… Kalplerimizin anaforlarında serin yürüyüşlere çıkmak için düşünelim. Bir sedefkâr azmiyle, avuçlarımızdaki karanfilleri sıkarak; toprağa, bahçeye, tohuma ve çiçeğe dair düşünelim. İkindi sevdalarında bir devr-i daim huzuruyla derinleştirelim efkarımızı ve yüreklerimizin terekelerini zihinlerimizde tevarüs eyleyelim.
    Çark-ı feleklerin en üst noktasından şehrayinler görebilmek adına yükseltelim idrakimizi ve tefekkür edelim. Çelebi, gel tefekkür edelim kar üzerine gül desenli rüyalar görebilmek için ve sırlar sırrına bir nebze erebilmek için. Azade teşrinlerde harb-i umumi anılarını düşünen bir ihtiyat zabiti nasıl düşünürse öyle… Ve kesik ritimli öksürüklerin mecalsizliğinde ince hastalıkların hummasını tecrübe edercesine… Taze sevdalar gibi püfür püfür hayaller, eski aşklar gibi sevinç sevinç rüyalar görürcesine…
    Çelebi, rengi nedir tefekkürün ve sözcüklere nasıl bürünür kelam; düşün bir!.. Servilerde üveyikler ve sebillerde güvercinlerin ”Hu… Hu..”larına ahenk veren söz nedir; düşün bir!.. Neden en ziyade beyaz yakışır sevgilerde hasretin hep siyah düşer bahtına? Doku(n)duğumuz desenlerde neden hep bir Var vardır da, Var’dan öte hiçbir şey yoktur?!..
    Çelebi, bütün dudaklarda alevlenerek dolaşan soruların esir iskeletlerindeki kafataslarında eriyip gitmeden, düşün bir!.. Aynalara kurşun sıkan parmakların göz-gez-arpacık istivasında tek ayak üstüne durdurulan mahkumlarca düşün. Küçük sonlu ile Büyük Sonsuz’un hiç sona ermeyecek münasebetini; ve iki kere ikiyi böğründen vuranların son trene tıktıkları yığınlarca çalıntı kaderi düşün. Düşün çelebi, eski yüzyıllardan bir kiraz bahçesinde akbabaların kanatlarından dökülen hışımların erittiği zamanı ve zaman ötesi boyutun haşmetini düşün… Son aydınlığıyla parlayan mumun ve son takatıyla kanat vuran kaknusun varlık mücadelesini düşün. Bir geminin vuslata ve hicrana bakan punt ellerinde yiten gençliği de, bir rıhtımın anılarda kaybolan karımışlığını da. Düşün çelebi, son haber: Allahualem!..
    İnsanlığın acısını dindirmeyecekse her istifhamın batıl yüzüne vuran kan ve gül rengini kim ister? Bir bade eğer zihinleri sarhoş etmiyorsa esrimek ne işe yarar? Bir cümle eğer bir hikmet olmuyorsa işitmek kimin umurunda? Ve tefekkür, yalnızca can sıkıntısından kurtulmanın aracıysa Eflatun da olsa, Nietzsche de, kime ne bundan? Rahmanî değilse tefekkürün adı Gazzalî de olsa, Râzî de; bir vehimden öte ne ki hayat?
    Çelebi, ”Tefekkür eden topluluklar için…” diye başlayan kelamlar adına ”umulur ki tefekkür eder‘’sin bütün kişi zamirlerini; ben, sen, o; biz, siz, onlar… Tefekküre seza ne varsa bürün(dür/ül)düğümüz. Sözcükler, kavramlar, terimler ve ıstılahlar… Birer birer tefekkür için küçük ve büyük âlem; yani ki insan ve evren… Yeri ve göğü düşün çelebi; ve ikisi arasındakileri…
    Tefekkür ki düşüncenin asaleti, çağın şuurudur; çelebi, içinden bir dilek tut; yıldızlar kayıyor!..

    Prof. Dr İskender pala

  2. #2
    Aktif Üye Aktif
    Üyelik Tarihi
    Sep 2010
    Mesajlar
    212
    Rep Gücü
    9

    Ynt: Çelebi içinden bir dilek tut.

    Paylaşım için teşekkürler.

    الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

    Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).

    İnsanın her uzvunun kendine göre bir çeşit tatmini söz konusudur. Göz görmek, kulak işitmekle dilin tatmini tatmak, midenin tatmini gıda iledir. Kalbin ise en büyük ihtiyacı,tatmin olmsı ise zikrullah iledir.

    Bu hakikati Allah –azze ve celle- RA'D suresi ayet- 28 de : “(Onlar) O zâtlardır ki, Allah'ın zikriyle kalpleri mutmain olduğu halde imân etmişlerdir. Haberiniz olsun ki, Allah'ın zikriyle kalpler mutmain olur.."
    buyurmaktadır.

    Rabbimiz -teala ve tekaddes- hazretleri cümlemizi kalbi mutmain,nefs-i mutmain olanlardan eylesin.

  3. #3
    Aktif Üye Firtina
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2,051
    Rep Gücü
    16

    Ynt: Çelebi içinden bir dilek tut.

    Amin. Allah razı olsun bu güzel katkı için.

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Evliya Çelebi Seyahatnamesinden... Evliya Çelebi
    Konuyu Açan: Zümrüd-ü Anka, Forum: Tarih Kitapları.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 13-03-2012, 10:14
  2. Yumurtanın içinden yumurta çıktı
    Konuyu Açan: ravzahamza, Forum: İlginç Resimler.
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 13-12-2008, 18:55
  3. Son Dilek
    Konuyu Açan: cennet ırmağı, Forum: Hikayeler.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 27-08-2008, 21:43
  4. mevlana müzesinin içinden görüntüler
    Konuyu Açan: mevra, Forum: İlahi videolari.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 26-02-2008, 09:09

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •