Yâsin sûresi, ilk âyetinde bulunan yâ ve sin harflerinden dolayı bu ismi almıştır.

Bununla berâber “Azime”, “Muimme”, “Müdafi’ai ka-diye” ve “Kalbu’l-Kur’an” isimleri de kullanılmıştır.


Kalbu’l-Kur’an, Kur’-an’ın kalbi,


Müdafi’a-i kadiye, sahibinden (onu okuyan ve onunla amel eden kişilerden) her türlü fenalığı def eden,

Muimme, sahibine dünya ve âhiretin hayatını kazandıran, ondan dünya ve âhiretin korkularını gideren ve

Azime ise, sahibi Allah’ın yanında şerefli olarak zikredilen demektir.


Sûre, usûl ilminin ana noktalarını, alimler arasında muteber olan meseleleri,

Een güzel bir şekilde takrir ettiğinden ötürü,

Sahih-i Buhari’de sekerat halinde olan ölüler üzerine okunsun diye varid olan emrin nedenini ortaya koyar.

*

Ebu Nasr, «Etîbane» isimli kitabında Hz. Aişe’den (r.anha) şöyle rivayet ediyor.

Buyurdular:

“Allah’ın Kitabı’nda bir sure vardır. Ona Allah katında el-azime adı verilmektedir.

Onu okuyan, Allah katında şerefli olan kişi adını almaktadır.

Onu okuyan bir kimse

Kıyamet Günü’nde Revi ve Mudar kabilelerinin fertlerinden daha fazlası hakkında şefaat edecektir.

Bu sure Yasin Suresi’dir.”


(Bk. Ali Arslan, Büyük Kur’an Tefsiri, 13/400.)

*

Yâsin sûresi, Müslümanlar tarafından çok okunan bir sûredir.

Diğer surelere nazaran daha fazla rağbet görmektedir.

Hz. Muhammed (s.a.v)’in bu sûre hakkında söylediği ve okunmasını tavsiye ettiği çeşitli hadisler vardır.

Bu hadislerden bazıları şöyledir:

*

“Her şeyin bir kalbi vardır.

Kur’ân’ın kalbi de Yâsin’dir.

Kim Yâsin’i okursa, Allah onun okumasına, Kur’ân’ı on kere okumuş gibi sevap yazar”

*

(Tirmizî, Fedâilu’l-Kur’n, 7; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân, 21)

*

“Yâsin, Kur’ân’ın kalbidir.

Allah’ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir.

Onu ölülerinize okuyunuz”

*

(Ebû Davud Cenâiz 20; İbn Mace, Cenâiz 4; İbn Hanbel, Müsned V, 26, 27)

*

“Kim geceleyin Allah rızasını gözeterek Yâsîn Sûresi’ni okursa, bağışlanır.”

*

(İbn Hibban – Câmiussağîr : 2/128)


* * *

Bu hadislerden anlaşıldığı gibi, Yâsin’i okuyarak sevabını ölülerin ruhuna bağışlamak caizdir.


Ancak Kur’ân’ın dirilere nâzil olduğu ve insanların, onun manasını anlayarak,

Emir ve yasaklarına uygun bir şekilde hayat sürdürmeleri için gönderildiği unutulmamalıdır.

(bk. Nureddin Turgay, Şamil İslam Ans.)


* * *

Yâsin sûresi, Yüce Allah’ın varlığına, üstün gücüne ve âhiret yurduna işarette bulunan

şu âyetlerle son bulmaktadır:

*

“Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmağa kadir değil midir?

Elbette kadirdir!

O, çok bilen yaratıcıdır.

Onun işi, bir şeyi (olmasını) istedi mi, ona sadece “ol” demektir, hemen oluverir.

O, öyle yücedir ki, her şeyin hükümdarlığı O’nun elindedir.

Ve siz O’na döndürüleceksiniz.”

*

(Yasin, 36/81-83)

* * *

“Yasin-i şerif okuyun.

Onda, on bereket vardır":

1- Aç okursa, doyar.

2- Çıplak, okursa, giyinir.

3- Bekâr okursa, evlenir.

4- Korkan okursa, emin olur.

5- Mahzun okursa, ferahlar.

6- Misafir okursa, seferde yardım görür.

7- Kayıp olan bulunur.

8- Hasta okursa, şifa bulur.

9- Ölü için okunursa, azabı hafifler,

10- Susayan okursa, suya kavuşur.”

*

Hadis-i Şerif (Deylemi)