Müslümanlarin Ilk Kiblesi

Islam’in kutsal sehirler hiyerarsisinde Kudüs, üçüncü sirada gelir. Mekke’deki bir ibadetin 100bin, Medine’dekinin bin ve Kudüs’dekinin besyüz kat sevabi oldugu seklindeki hadis bu hiyerarsiyi ifade eder. Kudüs, bir buçuk yildan az bir süre Müslümanlarin ilk kiblesi olarak kalmistir.



Müslümanlar ve Mescid-i Aksa

Mescid-Aksâ, “en uzak mescid” demektir ve Kur’an-i Kerim’de Isrâ mucizesine deginilirken bu mescidden söyle bahsedilmektedir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bazilarini göstermek için, kulunu (Muhammed’i) Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kildigimiz Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, her türlü eksiklikten uzaktir.” (Isrâ, 17/1).

Islam inancinda Mescid-i Aksa’nin oldukça önemli bir yeri vardir. Orasi Müslümanlarin ilk kiblesi ve üç önemli mescidden biridir. Rasûlullah bu üç mescid hakkinda söyle buyurmaktadir: “Namaz ve ibadet için, su üç mescidin disindaki bir mescide yolculuk yapilmasi dogru degildir: Mescid-i Haram, Mescid-i Rasûl, Mescid-i Aksâ”(Buhari, Mescid-i Mekke 1/6; savm 67).

Kur’an-i Kerim’de sözü geçen bu mescid ve çevresi Harem-i Serif olarak anilir. Müfessirler Hz. Peygamberin (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan Burak ile götürüldügü bu yerin Hz. Süleyman (a.s) tarafindan yaptirilmis bir mabed olan Kudüs’teki Beytülmakdis oldugunu naklederler. Zaman içinde bu mabed tahribata ugramistir. 637 yilinda, Kudüs, Hz. Ömer tarafindan fethedildiginde, halifenin, eski mabedin yerini sorup arastirdigi nakledilir. Daha sonra Emevi Halifesi Abdülmelik tarafindan 691’de Hz. Peygamberin mirac esnasinda ayagini basmis oldugu tas üstüne “Kubbetü’s-Sahra” adi verilen bir bina yaptirilmistir. Akabinde Kubbetü’s-Sahra yaninda Mescid-i Aksâ’yi insa ettirmistir. Süphesiz Kudüs’ün ve özelde de Harem-i Serif alaninin Islamiyetteki öneminin en özel sebebi Mirac hadisesinin burada gerçeklesmis olmasidir. Isra ve Mirac hadisesileri Hicretten bir yil kadar önce Recep ayinin 27. gecesinde vuku bulmuslar ve bu gecede Hz. Peygamber Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya getirilmis, oradan da Cenâb-i Allah’in katina çikarilmistir. Mirac hadisesinin vuku bulduguna inanilan Muallak Kayasi bugün Harem-i Serif’in en göz alici binasi olan Kubbetüssahra altinda korunmakta ve her yil yüzbinlerce Müslüman tarafindan ziyaret edilmektedir.

Mesid-i Aksa’nin bulundugu Kudüs’ün dogu kesimi, 1967 savasinda Israil’in eline geçmis ve 1969’da Mescid-i Aksa Yahudilerce yakilmistir. Bu yanginda, Mescid-i Aksa’nin büyük bir bölümü ile tarihi minber de harap olmustur. Diger taraftan Israil Devleti, 1968 yilindan bu yana Mescid-i Aksa’nin çevresinde ve altinda, arkeolojik arastirmalar bahanesiyle kazilar yaptirmaktadir. Yahudilerin inancina göre Mesicid-i Aksa; onlarca kutsal sayilan Süleyman Mabedi’nin bulundugu yere yapilmistir. Yahudilerin en büyük emeli ise, Mescid-i Aksa’yi yikip yerine Süleyman Mabedini yeniden insa etmektir.

Bugün Islam dünyasinda Kudüs ve onunla baglantili olarak Filistin Problemi ezilmisligin, hakki yenilmisligin bir sembolü olarak kabul görmektedir.

28 Eylül Persembe günü Saron’un Mescid-i Aksa ziyaretiyle baslattigi provokasyondan Pazartesi günü yapilan ateskese kadar en az 50 Filistinli hayatini kaybetti. Israil gerçek mermi, hatta füzeler kullandi. Tanklar Bati Seria’da yönetimi Filistinliler’e birakilan bölgelere yürüdü ve yollar kapatildi. Tüm dünya her zaman oldugu gibi olayi kinamakla geçistirdi.

Müslümanlarin ve tüm dünyanin gözü önünde Filistin’de yillardir süren bu Siyonist cinayetlerin ve katliamlarin bir an önce durdurulmasi için etkin yaptirimlarda bulunmak gerekmektedir. Dahasi Müslüman devletlerin Filistin’in yaninda olduklarini tarihten gelen sorumluluklari geregi gür bir sesle tüm dünyaya haykirmalidirlar. Dualarimizda Filistin’i de unutmayalim...