Adıyaman Üniversitesindeki mezuniyet töreninde, okuduğu bölümü ikincilikle bitirdiği için kendisine verilen başarı belgesi ve plaketini Garnizon Komutanı Albay Yusuf Yalçın’dan alan Fadime Akkuş, ‘’Ödülümü alırken büyük bir gurur duydum’’ dedi.

Öte yandan İstanbul Maltepe Mediha Engizer Teknik ve Meslek Lisesinin okul birincisi Sevanur Caner, başörtüsü taktığı gerekçesiyle mezuniyet törenine alınmadı. Caner, “O kadar çok çalıştım ki, bunun karşılığı bu olmamalıydı” derken, anne Yasemin Şahin, törene gitmek istemediklerini, ancak okul müdürünün arayıp ısrar etmesi üzerine okula gittiklerini söyledi.


Ödülümü alırken gurur duydum

ADIYAMAN Üniversitesi’ndeki (ADYÜ) mezuniyet töreninde, okuduğu bölümü ikincilikle bitirdiği için kendisine verilen başarı belgesi ve plaketini Garnizon Komutanı Albay Yusuf Yalçın’dan alan Fadime Akkuş, ‘’Ödülümü alırken büyük bir gurur duydum’’ dedi. Adıyamanlı olan 25 yaşındaki Akkuş, açıklamasına şöyle devam etti: ‘’ Ödülü verirken öyle bir samimî şekilde verdi ki, yani tebrik etti, başarılarımın devamını diledi, çok sevindim. Nasıl bu ülkenin vatandaşıysak, ben de eşit haklara sahipsem o ödülü bana vermesine sevindim zaten. Bazıları belki tepki verebilir diye düşündüler, ama hiç öyle bir şey olmadı. Bence güzel bir şeydi. Adıyaman Üniversitesinde zaten bu sorun hiç yaşanmadı.’’

Birinci oldu, törene alınmadı

İSTANBUL Maltepe Mediha Engizer Teknik ve Meslek Lisesi’nin okul birincisi Sevanur Caner, başörtüsü taktığı gerekçesiyle mezuniyet törenine alınmadı. Zaman’ın haberine göre, anne Yasemin Şahin, törene başta gitmek istemediklerini ancak okul müdürünün arayıp ısrar etmesi üzerine okula gittiklerini belirterek, “Müdür hanım bizi odasına kabul etti ve kızımın törende başını açması gerektiğini, aksi halde törene kabul edemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine ben de ‘Derste değil ki hocam. Dışarıda birçok öğrenci mini etekle gelmiş. Onlar da müfredat dışı giyinmişler. Onları kabul ediyorsanız bizi de kabul edin.’ dedim, ama bizi dışarı çıkardı.” diye konuştu. Eşinden boşanan ve 4 çocuğunu, engelli oğlu için devletin verdiği aylık 600 liralık maaşla geçindirmeye çalışan anne Şahin, “Kızımı zorluklar içinde okuttum. Okul birincisi oldu. Onu törende görüp gurur duymak benim de hakkım değil mi?” dedi. İleride zihinsel engelliler öğretmeni olmayı hedefleyen Sevanur Caner ise, “O kadar çok çalıştım ki, bunun karşılığı bu olmamalıydı.” şeklinde konuştu. Okul Müdiresi Nurdane Nimet Güven, kurallara uyduğunu belirterek açıklama yapmazken, Maltepe Millî Eğitim Müdürü Faik Kaptan, “Herkes istediği kıyafetle törenine girmekte serbesttir. Sorumluluk okul müdürüne aittir.” değerlendirmesinde bulundu.

Başörtüsü mağduriyetleri hâlâ devam ediyor

ANKARA İnanç özgürlüğü platformu 331. Hafta basın açıklamasını yapan MAZLUMDER Ankara Şubesi üyesi Soner Kartal, platform olarak altı yıldır inanca ve inancın pratiğine yani ibadete saygı duyulması gerektiğini bunun temel bir hak olduğunu hiçbir bireyin ve devlet organının, bunu engellememesi gerektiğini buna haklarının olmadığını dile getirdiklerini ifade ederek, “Yasal bir dayanağı olmayan ve meşrû yasal bir dayanağı olamayacak temel bir hak olan ibadet özgürlüğü ideolojik saplantı içerisinde bulunan kişilerce engellenmeye devam ediliyor” diye konuştu. Abdi İpekçi Parkında yapılan eylemde, hafta içinde yaşanan başörtüsü ihlâllerinin yine mağduriyetlere sebep olduğunu söyleyen Kartal, “Başörtülü kişilerin hayallerini yıktığı, en mutlu günlerini gözyaşına boğduğu ve toplumda bir ötekileştirmeye sebep olan keyfi yönetmelikler ve uygulamalar anayasa ve uluslar arası insan hakları sözleşmelerine rağmen uygulanmaya devam ediyor” dedi. Soner Kartal geçtiğimiz hafta içinde yaşanan ihlâlleri şöyle sıralardı: “Adana’da İhsan Sabancı Teknik Kız Meslek Lisesi mezuniyet töreninde okul birincisi olan Tuğba Demir ödülünü almak için beklerken okul müdürü Ayla Avşar, başörtülü olduğu gerekçesiyle öğrenciye ödülünü verdirmedi. Dereceye giren diğer başörtülü öğrenciler Munise Keçeli, Müge Albayrak, Arife Saban’da kürsüye çağrılmazken bu öğrenciler dışında kalan ve okulu bitiren öğrenciler ise kürsüye çıkarak konuşma yapıp ödüllerini aldılar. Geçtiğimiz hafta yaşanan başörtüsü nedeniyle sınava alınmayan bir öğrenci için tanınan özür sınavı hakkı sevindirici bir gelişme olarak değerlendirilebilir.”


YASAK KEYFİ OLARAK SÜRDÜRÜLÜYOR

YAŞANAN bu olayların sözde başörtüsü yasağının keyfi olarak ideolojik saplantılı kişilerce sürdürüldüğünün açık göstergesi olduğunu dile getiren Kartal, devlet organlarının bu konuda gerekli sorumluluğu yüklenmesini istedi. Açıklamasında kürtaj konusunun zamanlamasının, Uludere sonrasında hükümet mensuplarından gelen can sıkıcı açıklamaların olduğu bir döneme denk gelmesini manidar bulduklarını söyleyen Kartal, “İnanç Özgürlüğü Platformu olarak Tıbbî zorunluluklar haricindeki kürtajı en temel hak olan yaşama hakkının ihlâli olarak görmekteyiz” şeklinde konuştu.

RECEP GÖREN-ANKARA