İnsan, bu dünyada kalmak için yaratılmadı. Ölüm bir köprü gibidir.Sevgiliyi sevgiliye kavuşturur. Ölmek, felaket değildir. Öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek felakettir. Ölülere, dua ile, istiğfar etmekle, onun için sadaka vermekle yardım etmek imdatlarına yetişmek lazımdır. Ne yapılacaksa biran önce yapılmalıdır. Dinimizde 40.gün 52.gün diye birşey yoktur. Bunlar Hıristiyanlıktan geçme batıl inançlardır. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: "Ölünün mezardaki hali, imdat diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, meyyit de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duayı gözler. Kendisine bir dua gelince, dünyanın hepsini verilmişten daha çok sevinir. Allahu teala, yaşayanların duaları sebebiyle, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir."
İman ile ölenlere hatim okuyup sevabını bağışlamak, hatm-i tehlil(70 bin Kelime-i Tevhid "La ilhe illallah" ) okuyup sevabını ruhuna hediye etmek çok faydalıdır.
Yetmiş bin Kelme-i tevhidi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. Hatim de cüzler halinde dağıtılıp kısa zamanda bitirilebilir. Hadi-i şerifde buyruldu ki: "Kabristandan geçen kimse 11 İhlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse, ölü adedince sevap verilir."
Bir kimse, farz olsun, nafile olsun herhangi bir ibadeti yapareken veya yaptıktan sonra, sevabını, ölü, diri herkesa hediye edbilir.
Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur'an-ı Kerim okumak, evliyanın kabrini ziyaret,kurban, zikr gibi ibadetlerin sevabları başkasına hediye ediebilir. Hediye edenin sevabından hiç bir şey azalmadan bütün mü'minlere de sevabı erişir. Yani sevab taksim edilmeden, her birine bütünü kadar erişir.
Her ibadetin sevabı, Resulullah Efendimizin mübarek ruhuna gönderilir. İbni Ömer Hazretleri, Peygamber Efendimiz için umre yapmıştır.
İbn-is Serrac Hazretleri de Resulullah Efendimiz için on binden fazla hatim okumuş, mübarek ruhu için kurban kesmiştir.
Şu halde, her mü'min yaptığı ibadetllerin sevabını, başta Peygamber Efendimiz olmak üzere, ana-babasına ve bütün mü'minlere hediye etmelidir! Sevabı hepsine de gider. Kendi sevabından da hiç bir şey eksilmez.